15 Kasım 2009 Pazar

pamuk prenses.

giriyorum o eve, yangından kalan yıkık dökük bir harabe. tüm eşyalarımız kül olmuş anılar gibi, bir duman boğuyor şimdi tekrar beni. dışarıda mavi gökyüzü, temiz hava, içerde sen, anılar. yürüyorum gıcırdayan parkelerde, sen bu sesi severdin. beraber oturduğumuz masanın yanına gidiyorum, deniz, deniz rengi gözlerin ve "biz". bir resmin parçası, dudaklar var sadece bu parçada, gülümseyişini özlediğim dudaklar. hemen gözlerim devamını arıyor bu savrulmuş parçaların, ama bulamayacağım, biliyorum, yine de sana ait olan her yere bassın istiyorum ayaklarım, nefesim nefes aldığın her yere çarpsın, sesim yankılansın ruhunun duvarlarında.

bulamam diyordum, bir parça daha. saçların. simsiyah, aynı benimkiler gibi. hep aynıyız derdin, fiziksel değil ama; kimyasal bizimkisi, öyle ki aşkımızın dna'sı bile eşsizliğini koruyamıyor çiftliliği nedeniyle, gülerdim, gülerdin, gülerdi maviliğimiz.

gözlerimden binlerce damla yaş aksa, hangi biri söndürebilir burda yanmış ateşi? şimdi hepsi o simsiyah parkelere, küllere düşüyor, yine de fayda etmiyor yaralarıma, sarmıyor, acıtmıyor, kanatmıyor, zehrini akıtmıyor.

içerideki kütüphaneye gidiyorum; en çok zaman harcadığın yer, tek bir kitap takılıyor gözüme, öyle ilgisiz bir yerdeki; fırlatılmış bu afetten kurtulsun diye. koşuyorum; pamuk prenses ve yedi cüceler. anlayamıyorum ölürken bile ne yapmaya çalıştığını, açıyorum kitabı. kan ve kül bulaşmış bir kağıt, bir not.

"pamuk prenses yaşadı tutkunun öpücüğüyle, prens öldü aşkının ebediyetiyle. prenses değil, prens şimdi beyazlar içinde, gözlerinin ve gökyüzünün maviliğinde. tek istediğim beni .." yazamamıştı sonrasını, o güzel ellere izin vermemişti alevlerin acımasızlığı. ama ben biliyordum ne olduğunu; seni unutmayacağım. ve hep sev beni derdin, hep seveceğim zaten derdim, hep seveceğim sevgilim. alıyorum notu, çeviriyorum kağıdın arkasını; gözyaşlarım kanınla, sözlerim sözlerinle karışıyor.

sayfalar beni, satırlar seni söyler gizlice.

ve gizli bir "biz" vardır o tozlu kitapta, o tozlu raflarda.
sıcak bir kahve tadında, tek içimlik bir hayatın gölgeleri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder